ZihinCell

Serbest Düşünüm & Taşınım Ortamsalı

Kaşın üstünde göz olmaca

[İşbu yazıyı 4 gün önce yazmıştım, saklıyodum, yanlışlıkla kafesinden kaçmış.. Rss readerlarda görenler olmuş.. bu versiyon çoook az farklı ama olsun, tipo ve garip anlatım hatalarını ayıkladım da pişirdim... Şuan düzeltip publish demeden önce okudum da ince ince.. Yazarken aklım geçimişe mi gitmiş de yazmışım bu yazıyı anlayamadım.. ilginç geldi bu durum.] [2-3 gün sonra kalkıcak bu paragraf] 

Bu ve bundan sonraki iki postumu 20 yaş üstü insanların okuması hoşuma gitmiyor.. Her dinlemeyi talep edene hitap edilmez çünkü … Uçan Depik ile Lady Jade okuyabilirler ama, onlar fasülye :).. Bense ulusal ahkam kesici.

Pervane‘den esinlendim, hazır gevezeliğim gelmişken… Siz de okuyun Pervane’yi ha. Ben yokken ona uğra. Sayko, mayko, nezih ve nazif ve zarif bir yazariye… Kişisel farkındalığı da baya yüksek üstelik.. Ne güzel.. Aferin, takdir ettim.. Büyümüş 24 yaşına girmiş.. Allah elegan bir ömür nasip etsin, ve zamanı geldiğinde de “Selam size, hoşgeldiniz, işte size vaadedilen!! “ sözleriyle karşılanacak olan vip insanların arasına katsın, mesrur etsin..   Zaten az kaldı değil mi Pervane terk etmemize? .. .. Asıl yurdumuza dönmemize !!

( Arti birini takdir etti,  domuz tribine mi yakalandı acaba  diye sakın fısıldaşmayın aranızda.. Hapşırırım.)
( Zatı aliyesi de methettim diye havalara girmesin… Bi sonraki postumda pestilini çıkartırım!)

Kaşınıyoruz.. Hepimiz.. Farklı kılıklarda..

Ne zaman/niye ?
 Bunun 2 sebebi vardır, insanların mizaçlarına göre değişkenlik gösterir.. Bi tanesi beni rahatsız eder eğer çevremde olursa, çünkü negativite saçıyor, diğeri de rahatsız eder çünkü nankörlük saçıyor..  nimete körlüktür nankörlük..

1) İçses: “Yok yok olmaz bu, şunu deneyelim daha iyi, şimdiki… ne bilim… sanki eksik/sakil duruyor..” (pimpiriklikten doğan başak burcumsuluk sendromu)
2) Bişiyler uzun süre yolunda giderse pörtler özellikle.. içses: “ay baydı buuu, hadi şunu deneyelim..” ( pozitif şımarık versiyon)

Ben kaşınır mıyım? Elbette içten içe kaşınırım, sonra söner gider çoğusu.. He sönmeyen mevzular da olmuyor değil.. ama kor tutmasını bilirim avucumun içimde (cümlenin denk geldiği her iki manada)…. This isss Spartaaaa deyinceye kadar (aklına gelen her iki manada)…

Mesela benim üzerimde zilyon nimet var kaşınmaya ideal zemin hazırlamalık :  Sağlık, zeka, zenginlik’in kombinasyonlarının her türlüsü mevcut.. Daha ötesi var mı bi insana ?..  İnceleyelim:

Sağlık: Doğuştan hiç bi genetik fizyolojik hastalığım yok.. Göz bozukluğu haricinde.. ama o da fonksiyonel olabiliyor  aslında.. Görmek istemediklerimi bi nebze görmeyebiliyorum gözlüksüz. Yarasa gibi sonic dalgaları değerlendiririm hem yönümü bulmak için..Yazları daha bi işe yarıyor üstelik… Sersemlik yapsa da flu izlemek dünyayı, kendimi ztn mesmerize etmeye çalıştığımdan koymuyor fazla.. Nahoş  işler yapmaya sağlığı ve hali ve vakti insan utanmalı değil mi.. Peki bunu diyen ben utandım mı (3 manada) ?!? 

Zeka: Bana yeticek kadarı var.. Matematik problemlerini çözebilirim, milyonlarca olayı/durumu/ analitik kodifiye edebilirim.. Muhataplarımın kendi sahip oldukları düşünce sistemleriyle bile düşünce imitasyonuna gidebilirim bi çook zaman… Borderless, flexible yada kemiksiz bi yapıda fikirler/düşünceler arasında free roaming yapmada mahirim.. [ Artificial reklamlar seansı devaamm ediyooorr !!!...].. Doğruyu yanlıştan çok keskin ayırt ederim (e ismim de Faruk ztn) ama ayırt ediciğilim bazılarını rahatsız eder, gocundurur nedense.. hatta öyleki düşünce zenginliğim bazılarını mest ederken bazılarını ise kendilerine karşı küçük düşürülmüş yada ezilmek istenmiş etkisi yapar.. (anlam veremiyorum buna ama kardeşimde bile böyle tezahür ediyor).. Hyr,  zeki değilim ben. Sadece esneklik bu başka değil..

Zenginlik: Bi aralar zekat vericek kadar zengindim de şimdi manen sorumluluk almamak için resetledim mülkümü.. Zamanı gelince ztn titizlikle bu işleri de yürütmem gerekicek.. Onun haricinde, bi sonraki akşam yemek bulabilecekmiyim diye düşünmek zorunda değilim.. İstediğimi taksitsiz satın alabilirim (çünkü pahalı şeyler almam :) ) .. Bisikletim ve bilgisayarım var.. Güzel de bi Planktonum var.. Doydum yani anlııcan :)

Zengin olan 2 şeyden sorumludur:
1- Fakirin hakkını en azından minimum seviyede (zekat-sadaka) gözetmek
2- Parasını ‘yanlış’ yollarda harcamamak.. (İsrafın tanımı da budur. Lüx yaşamak israf değildir, sadece sahip olunan  maddi assetleri manevi sahada optimum kullanmamaktır lüx)

‘Şükür nimetin kendi cinsinden yapılır’ prensibini hatırlayalım… Adam bilgiliyse bilgisini çevresine vererek şükretmiş olur.. Huyu suyu güzelse, başkalarıyla ünsiyet kurarak şükretmiş olur… Bi de  mesela, imkanı ve arzusu olup da çirkin işlerden kendini üfleyerek de püfleyerek de olsa kendini alıkoymak var şükür çeşidi olarak ( ztn makbul olanı da üflemeli püflemeli olanı, diğeri ztn kolay.. diğeri benim durumum.. üfleme püfleme keşke bende olsa da extra mükafat verilecek konuma ulaşabilsem) … Ama buna tersinden bakanlar oluyor: “ya üfeleyerek püfleyerek yapmak/yapmamak samimiyetsizliktir, içerden gelmiyor ne manası var o zaman”… Hyr işte öyle değil o canım.. Eğlenceli ama çirkin olanı yapmak varken, sıkıcı ama doğru olanı yapmayı tercih etmek tabi ki püfletir, aksi mümkün mü?? .. Püflememe haline nasıl ulaşılır?….bilmem, kendin bul.. Bu geçilesi bir yol anlıcan.. Benim de kaç yüzbin defa başıma geldi ve gelmeye de devam ediyor.. Ölünceye kadar da gelicek.. He progress esnasında, püfleyerek de olsa seçimler doğru olanlardan yana yapılırsa, demin dediğim gibi ztn bi de üstüne extra bonuslar veriliyor.. Boş yok :)  Püflemeyen haldeysen; onun da tadı başka elbette.. :).. ay çok eğlenceli !..  [17-20 yaş arası brand new dimağlar içindi bu paragraf  especially filan yaağnniii]

Hatta bu uğurda insanın çevresinden “geri kalması, laf işitmeyi seçip tahammül göstermesi” gibi harici etkenler de var….. yaa ne kadar zor dimi??.. Hatta bi de kendisinden geri kalması var.. en zorlayıcısı da bu belki …. İnnel meal usri yüsran, fe inne meal usri yüsraa..
 Benim için ise çocuk oyuncağı.. toyzaras.. keşke ben de zorlansaydım, didinseydim.. mutmain olurdu gönlüm.. ama benim mutmainlik kaynaklarım başka ztn ki.. bunlara zaman yok.. kendimle, heva ve arzularımla uğraşıcak kadar küçük oynamak istemiyorum.. Başkalarınınkiyle de oynayarak oyalanmak  istemiyorum.. Peki neyi istiyorum? Onu da sen kestir artıkın..

Temaşa edenlere göre nimet ve olanak anti-kıtlığına sahibim.. Ne mutlu bana dimi?….Yok ya, gel de bi de bunların sorumluluklarını tartışalım bi yazıda da.. Zokalanıcam hikayenin sonunda bu gidişle disiplinsizlikten.. Distract olmamam lazımdı hiç bi koşulda.. Yakışmazdı.. Ama çook uzun zamandır çakılı kaldım göyya kısa süreli demirlediğim gölde. . Hyr, kendimde kabul edemem lakayitliği.. Marş Marş.. All I have to do is recharge.

Altından ırmaklar akan bir Infinity varken…..

Sonra: O’nun hoşnutluğu beni beklerken…..

Ne hallerdeyim?

Selam şekerim,

Spamlar basmış etrafı, kurumlar bağlamış blogumu..

Senin göz ve duygusal sağlığın için yaklaşık 7000 spamle boğuştum. Sırf senin için tek tek okudum hepsini, sadece giriş kelimelerine bakmadım, bütün metni okudum. Her gönderene ayrı ayrı mesaj attım ve her bir spamcıya niçin böyle yapıyorsun güzel kardeşim dedim.. Herkese kendi dilinde hitap ettim ve her mesajda kendi cümlelerimi kullandım. Hiçbir mesaj diğeriyle aynı olmadı. Başarılı bir geri püskürtme operasyonu yürütüldü.. Emeği geçenlere hürmetler. Geçmeyenlere yuuuu…

Yokluğumda gördüm ki bir takım talepkar sesler yükseliyor zihincell surlarının ötesinden.. Genç Okuyucular sabırsız.. Sıkıysa sen yaz bişiyler de ben okiyim.. hayrenk birşey .. (bu laf sanaydı jade hanım, yaşın tutmuyo diye ağzımı bozmuyorum farkındaysan, şansını fazla zorlama, paskalyadan paskalyaya açılan ağzımı kapattırma. )

Mübarek kardeşlerim, burda amme hizmeti yapmıyoruz.. Artificial eğlence merkezimiz öyle herkese açık değil bundan sonra.. Vip hizmeti almak istersen belli bi ücreti var.. Kapital Arti de bana.. Gözünü yeşillik bürümüş de.. Bana ne… Arada bir halk günü yapıp koklatırım ama fazla değil o da.. Beni görmek isteyenlere ise nanik derim.. Görmeyen 1, gören 1000 pişman ztn.. Bakınız Plankton.. Medusa çarpmışa dönersin benden söylemesi.. 2.5 büklüm olup kalakalmak istemiyorsan uzun çubukla yokla blogumu (bana ise heeç bulaşma)..

He ne mi yaptım bunca zaman.. Mesela sözümde durmadım.. 10-Haz dedim geri gelicem diye ama hyr, kandırdım direkt.. Hatta bak ayın kaçı oldu hala adam gibi bişiy yazmıyorum.. niye? çünkü gerek görmüyorum.. Blogluk işim kalmadı ki.. Derdim yok tasam yoki, ne diye yazim?.. Motivasyon unsurum ne olcak? … Var bi dedim de, devası için zamanın geçmesini bekliyorum amansızca.. bekliyorum.. cezalıymışım gibi..

Naptıklarımın arasındaaa ..hımm.. Tatil yaptım.. çünkü yorulmadım.. yorulsaydım tatil yapıcak halim olmazdı diyerek boş zamanlarımda tatil yapmaya karar verdim.. Ben zaten eğlence insanıyım.. Ciddi şeyler konuşmak istiyosan benle, araya mizanselsi geyiksi komedimsi hoşluk katmalısın, yoksa bayarım.. Tarzımız böyle ailece.. 3 cümle ciddi, 1 cümle mola..

Tatil de mesela isviçreye gittim, italya da cabası.. Detayları anlatmamı fln istersin sen şimdi.. Anlatcak bişiy yok esas itibariyle.. Bi kaç ağaç, biraz su birikintisi ve yabancı dil konuşan 2 ayak üzerinde yürüyen canlılar gördük o kadar..
İngilizce konuşmak çok eğlenceli.. Konuşmak derken debate’lere girmiyoruz tabi bakkalla manavla ayak üstü.. Kaç para , nasıl gideriz, okey okey gibi cümleleri bilmek yetiyor.. Geçen gün bizim jetle bugs bunny yi almaya gittik de , pilota yol tarif ederken kullandım bi de.

Ben ki ancak 22 yaşımda karşı tarafa (avrupa yakası) tek başıma vapurla ilk defa geçmiş adamım, tutup da Cenevre’ye, kimse karşılayacak olmadan, gidicek yerim olmadan, bi başıma, çantam ve pasaportumla, elimde bastonumla, yüzümde yılların yorgunluğu, ellerimde kırışıklıklar, serde haykırışlar, gençlik başımda duman ilk darlingim ilk heyecan, yola çıkmış olmam takdire şayan olmakla beraber; şapkadan tavşan çıkartmaya denk geldiğini düşünüyorum…

Buradan gitmeden 2-3 gün önce ilk defa metroya ve trene bindim ki köyden gelmiş gibi bakmıyım diye oralarda.. Yaptığım bu küçük çaplı training sonuç verdi elbet.. İtalya’da metro görünce düşüp bayılmadım.. Gazoz da yoktu ztn.
Metro yer altından hızlı gidiyomuş, tren yer üstündenmiş.. akbil geçiyomuş.. metroya binmek modern hissettiriken, tren cezaevine taşınıyomuşuz havası veriyomuş.

Bi de nedense aptallaştım ordayken, günlük/sponten yaşadım ki benim stilim 1 hafta öncesinden 1 haftalık program yapmaya kurulu değil miydi normalde :D ?? Bak kendi huyumu suyumu unutmuşum bile.. çok değiştirdi yıllar beni çooook..

Geziye, tatile ne hacet??… Google’dan bakınca herşey orda işte.. Pc’den fotoları görünce süprizlik bi durum kalmaması da seyahatlerin vitaminini kaçırıcı faktör.. Bayık bi durum gayet.. trip advisorden yada lonely planet tan hiç okumamak gerek hele..

Anlamak için yaşamaya hiç gerek duymuyorum ama anlıyorum diye de yaşamamak abes kaçıyor olmakla beraber pek de faideli bir tercih değil.. çünkü kalp, göz ve kulak karşılaştığı şeylere tabidir.. ayrıca yaşantıyı paylaşmak da var bir başkasıyla .. kim o başkası ??

Bil bakalım kimm???

Besides, önemli olan insanın içinin güzelliği.. yoksa sarışın manken gibi isviçreli kız olmuş fln önemli değil :D

Yaw bir de bu spammerların kafası çalışmıyo hepsi nice site, incredible, great work, viagra falan yazmış ya,
ben olsam berbat olmuş derdim böylece ilgisini çekerdim milletin. Ama onlar ztn o yüzden spamcı ve spamcı kalmaya mahkumlar. Öyle olmayanlar ise marketing directörü fln oluyor ztn ..

Peki bana noluyo?
Gelişmeleri aktarıcam bi gün toptan… Daha çok beklersiniz ama.. yada az beklersiniz.. bilemiyorum..

Çıtlatim mi? Tr’nin en sayko zihincell’i olma planım var.. Amacım şov ve ego tatminindne ziyade başka egoları ezmek.. Evcilik oynuyor piyasadakiler; yok blogçuluk ödülleri, yok en çok kim okunuyor, yok en asil duyguların blogçusu filan.. çatong diye tepelerine çöreklenicem herkesin aklı başına gelicek..

Kural 1- Arti’le rekabete girme
Kural 2- Arti’ye ateşle yaklaşma
Kural 3 - Arti’ye itaat et
Kural 4- Arti sen bizim herşeyimizsin
Kural 5- Aya benzer yüreğim, e doğal olarak tatildeyim.
Kurallaaaarrrr-

Kural 0- Bi tek Plankton…

Boşluk doldurmaca

Israrla yeni yazı yazmamı isteyen peşmerge kılıklı okuyucularım oldu. Ben de çağrılara kulak verdim ve yazdım yazıyorum.. Düşe yazmak, kala düşmek, pala bıyık.. hepsi bu sinemada.

Bugünkü konumuz: her zaman olduğu gibi Konusuzluk. Yani Gündemsiz bir gün..Tr nin gündemi saykıl halinde deveran ediyor malumun, ona bağışıklık kazandık elbette. Derin devlet, başörtüsü, işsizlik, düşünce özgürlüğü, suikastler ve bombalar.. Bi söz var: Cumhuriyet ilan edeceklerine Ciddiyet ilan etselerdi daha hayırlı olurdu :))

Bi de dünya gündemlerine bakalım: bgn pakistanda patlayan bombada 45.4 kişi öldü, bunu gören hindistanı hapşırık tuttu. Depech mode’un solisti hastalandı, türk hayranları karantinaya alındı. GM battı batıyor ama batamadı gitti, yeni iphone üç gey çıktı. Uyuz kedi, kuduz köpeği ısırdı, domuz gribi aslında rüyaymış… vs vs..

Bi de kendi gündemimize bakalım, madde madde:
1) O
2) ve o
Dikkat edersen ‘O’ ların büyüklükleri farklı.. Kimleri kastediyorum anlayan anlar..

3) The same thing we do every day; Saving the world.

Biliyorum bana ihtiyacınız var.. Sesimi duymak istiyorsunuz ara ara.. Merak etmeyin şovmenlik zamanlarım da gelecektir inşAllah.. Toplıcam hepinizi, göstericem gününüzü.. Ay çok eğlenceli.. It’s even fun to loooose..

Ben bir saykoyum bunu biliyormuydun? Şimdi ben farklıyım, kalitenin adresiyim, yandan çarklı adam vapuruyum, pişpirikçiyim, başım dağlarda duman, ilk nefretim ilk heyecan demek istemiyorum kendim için ama beni buna mecbur bırakıyor toplum.. Unuttun mu? Ben toplumun suçuydum..

Gözlerime siyah kalem çekmek istiyorum.. Sürme mi oluyor o.. Mısırlılar sürermiş.. çok hoş bence.. emphasising efekt katıyor gözlere.. panda makyajı vardı bide.. onu da tuttum.. Fondöten, allık, pulluk kullanmam.. Oje sevmem, antipatik ve yapay ve pis duruyo. Deodorant kullanmam. Mineral taşı var deodorant yerine.. süper bişiy. Zararsız da.. Gözükmeyen mini tıraş kesiklerine de iyi geliyo üstelik, kolonyanın ve alkolun kokusundan nefretim ztn..hırrr..

Adam gibi bi yazımı okumak istiyosan 10 Haziran sansayonel tarihini beklemeni söylemiştim.. He laf almak isityosan ağzımdan, önce bana laf atmalısın..Gıcık edici hareketlerde bulunman yeter.. En çok neye laf yetiştiriyorum biliyomusun? Yanlış anlaşıldığım zaman.. Sen de yanlış anlamış pozlarına gir, Arti’yle ormansı esintiler ve dakikalar cebine gelsin..

Korumalı: Rencizedelenmiş Zenci (gerçekten okumak istiyosan f1454@hotmail.com dan bana saygı duruşuna geç)

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Emosapiens

Aklı/gönlü karışık emosapiens imajı çizeyim dur.. Hyr hiç karışmaz normalde.. I’m aaalllwaays precise.. ha bi de Lay back attitude towards life, detached& aloof & eclectic approaches falan yaağğniii… choose or die, all or none, hide&seek, to be or not be dialektik opsiyonları üzerine kurarsan yaşamsal kuramlarını sen de öyle olursun.. işin kolayı bu.. “acabaya” düşmessin hiç bi zaman.. arkada kalan gözün olmaz.. gözden başka herşey olur.. istikrarlı bir profil çizersin, kendine bile ayıp etmessin…… ben ne diyorum, neyden bahsediyorum ?.. hiiiçç.. konusuzluğun verdiği sorumsuzlukluk sadece..

Yüzü gözü kolu bacaa siyah kaset şeridine dolanmış 4 yaşındaki ayak parmak uçlarına bakan tüm çocuk kalplerine geliyor:

bazen hissettigimi yansıtırım…bazen yansıttığımı hissederim…
bazen istedigimi yansıtırım…bazen yansıttığımı isterim…
bazen ne yansıttığımı hissetmem…bazen hissetiğimi yansıtamam…
bazen hislerimle dolaşırım…bazen dolaşırken hissizleşirim…
bazen sevgiyi hissederim…bazen hissetmeyi severim…
bazen söylediklerimi hissederim…bazen hissettiklerimi soylerim…
bazen umarsızlıkla ilişirim… bazen iliştiğimde umarsızım…
bazen davrandigimi düşünürümm…bazen düşündüğümü davranırım…
bazen ne halt yediğimi bilemem…bazen bi haltlar yerim…
bazen dururken anlarim….bazen anladığımda dururum…
bazen kendime saygi duyarim…bazen saygı duyduğuma kendimim…
bazen güçlerimle yaşarım…bazen yaşamımla güçlenirim…
bazen kendimi iyi hissederim…bazen iyi hissettiğimde kendimim…
bazen çok yalnız olurum…bazen yalnız olduğumda çoğalırım…
bazen birini ararım… bazen aramadan bulanım..
bazen bulandığımda bulurum…bazen onu bulduğumda bunalırım.
bazen aranan benim.. bazen benim aradığım..
bazen inanırsam inandırırım….bazen inandırırsam inanırım…�
bazen sıkıldığımda yazarım…bazen yazdığımda sıkılırım….

bazen.. bazı.. için.. ile.. ve..

..
.

About Me

    About

    Some details about you.

    Open "about_text.txt" file in the theme folder to edit this text.